| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
nufüs huviyet cuzdanı gökyüzü kadar kırmızı 2006Hakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir

orfeonrecord13289.bloggumnaruto shippuden goksel

Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar
 
Sep
29
    

 

Marx, Engels, Lenin ve kriz dersleri

“Tüm krizlerin büyük önemi, gizli olanı açığa çıkarmaları, sınırlıyı, ayrıntıyı bir kenara itmeleri, politik moloz yığınını ortadan kaldırmaları, gerçekten yürüyen
 
sınıf mücadelesinin gerçek saiklerini ortaya koymalarıdır.”
 
(Lenin, Krizin Dersleri, 1917)

“Bir devrimci durumun belirtileri nelerdir… 1)
 
Egemen sınıflar için egemenliklerini biçim değiştirmeden sürdürmek imkansız olduğunda; ‘üst katmanlar’ın şu ya da bu bunalımı, egemen sınıfın siyasetinin bir bunalımı, ezilen sınıfların hoşnutsuzluk ve kırgınlıklarının ortaya dökülmesini sağlayacak bir gedik açtığında. Bir devrim olması için, kural olarak, ‘alt katmanlar’ın eski biçimde ‘yaşamak istememeleri’ yetmez, ‘üst katmanlar’ın eski biçimde ‘yaşayamamaları’ gerekir. 2) Ezilen sınıfların sıkıntıları ve sefaleti alışılmış ölçütten daha da şiddetlendiğinde. 3) Yukarıdaki nedenlerin sonucu olarak, ‘barışçıl’ dönemlerde soyulmalarına hiç seslerini çıkarmadan katlanan, ama fırtınalı zamanlarda hem tüm bunalım durumu ve hem de bizzat ‘üst katmanlar’ tarafından bağımsız tarihsel eyleme itilen kitlelerin eylemleri çok fazla arttığında.”
 
(Lenin, 2. Enternasyonalin Çöküşü)

Lenin yukarıdaki sözlerinden ilkini kokuşmuş Çarlık Otokrasisinin yıkıldığı Şubat Devrimi‘nden sonra, siyasal iktidarın proletarya tarafından alındığı Büyük Ekim Devrimi‘nden ise hemen önce yazdı. İkinci alıntı , Lenin’in devrim sürecinden çıkardığı dersler arasında en iyi bilinenlerden biri, ünlü devrimci kriz tanımıdır.

Türkiye’de uzun süredir adeta kronikleşmiş, en fazla AKP Hükümetinin ilk yıllarında kısa bir “çay ve tuvalet molası” vermiş bir rejim krizi ve toplumsal kriz, “toplumsallaşmış bir rejim krizi” yaşanıyor. Türkiye’deki mevcut durum ve güçler ilişkisi bir devrimci kriz olmaktan uzak kuşkusuz. En başta da, stratejik olarak yeniden oluşum sürecindeki işçi sınıfının güç potansiyelini açığa çıkarmaktan uzak. İşçi sınıfının bağımsız tarihsel ve siyasal eyleminde büyük çaplı bir kabarıştan uzak. “Politik moloz yığını” ise büyüyen kokuşmuşluk ve sarsıntılarına karşın, henüz yerli yerinde duruyor!

“Eski üstyapıyı tepeden tırnağa çatırdatacak ve kitlelerin kendileri için yeni bir üstyapı yaratacak açık siyasal eylemi”nin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Bugünün Türkiyesinde, Hrant Dink cinayetine tepki olarak faşist rejim karşıtı kitle dinamikleri de bir ölçüde kendini göstermekle birlikte, toplumsal-siyasal saflaşma gerici bir eksende gelişmektedir. Buna karşın Lenin’in tespitleri, Türkiye’nin içinden geçtiği çok yönlü ve karmaşık kriz sürecini, kimi yanlarıyla anlamaya yardımcı olacaktır.

Türkiye’de kriz dersleri
1) Kriz, ilk elde, ücra beldelere kadar nüfuz eden toplumsal gericilik birikimini açığa çıkarmaktadır. Toplumsal gericilik birikimini reaksiyonerleştirmekte ve yer yer “açık siyasal eyleme” itilmesine de önayak olmaktadır.

2) Kriz, tarihsel-toplumsal açıdan sınırlıyı, ayrıntıyı bir kenara itmekten, politik kokuşmayı süpürmekten henüz uzaktır. Halen işbirlikçi burjuva güç odaklarının alabildiğine güdükleştirilmiş “siyasal ilkeler” üzerine tartışma ve çatışma çerçevesini yeterince güçlü biçimde patlatmaktan uzak görünmektedir. Buna karşın yine de, çürümüş rejimin burçlarında azımsanmayacak gedikler açmaktadır.

3) Kriz, egemen sınıfın kemikleşmiş rejim biçiminin ve siyaset tarzının krizidir. İşbirlikçi burjuvazinin ağırlıklı kesimi, eski rejimin kemikleşmiş yapısı ve siyasi çerçevesi ile “idare edemez”, “yetinemez” hale gelmiştir. Rejim ve bir bütün olarak üstyapının verilmiş, geri alınmış, yasayla konulmuş ama uygulanmamış, yenilenmiş, değiştirilip yeniden düzenlenmiş, farklı koşullara bağlanmış ‘hak’ ve yükümlülüklerin içinden çıkılmaz hale gelmiş karmaşası da bu krizin bir göstergesidir.

4) Kriz, bir ve aynı zamanda, “alt” ve “orta” sınıfların “eskisi gibi yaşamak istememe” belirtilerinin artmasıyla, bir toplumsal kriz olarak yaşanmaktadır. Toplumsal kriz, işsizlik, sefalet birikimi, çeteleşme, çürüme, emekgücünün yeniden üretilme olanaklarının daralması, ulusal ve dinsel sorunlar, eğitim, kadın ve aile, kimlik ve aidiyete kadar geniş bir yelpazede yaşanmaktadır. Bir dizi temel siyasal sorunda, giderek de hemen her önemli sorunda yaşanan toplumsal gerginlik ve kutuplaşmalar krizin esaslı bir göstergesidir. Toplum henüz maddi ve manevi olarak kendini yeniden üretemez noktasına gelmemiş gibi görümektedir. Ancak işbirlikçi burjuvazi içindeki güç ve iktidar çatışmalarının sertleşme eğilimi göstermesi, tüm sınıfların genişleyen tortusu olarak lümpen proletaryanın her vesileyle “yüze vurmaya” başlaması, emekçi sınıfların çare arayışıyla liberalizmden dinciliğe ve milliyetçiliğe önüne atılan her yılana birbiri ardından sarılıp şişirmesi, geleneksel ve modern orta sınıfların konum kaybıyla çalkantıları… krizin toplumsal sınıflar nezdindeki gelişimini göstermektedir.

5) Kriz, “genel kriz” belirtileri de göstermektedir. Emperyalist haydutlar arası hegemonya krizi, Türkiye’nin bulunduğu bölgede yoğunlaşan jeopolitik kriz, Türkiye’deki toplumsal kriz, siyasal rejim krizi, ideo-kültürel kriz tümü iç içe geçmiş durumdadır. Türkiye’de ve dünyada yeni bir ekonomik durgunluk ya da kriz devresinin yaklaşmakta olabileceğinin sinyalleri de vardır. Bu durumda “üç vakte kadar” hangisinin hangisini tetikleyebileceğini de kestirmek zordur. 2001 yılında bir MGK toplantısındaki “Anayasa kitapçığı fırlatma” sahnesinin, olgunlaşmış ekonomik krizi nasıl tetiklediği unutulmamalıdır. Belli bir vadede ve potansiyel olarak, Lenin’in işaret ettiği gibi basit bir parlamento olayı, Türkiye’de son dönemde sıklaşan örneklerini gördüğümüz burjuva resmi siyaset sahnesindeki bir çatlak, Kuzey veya Güney Kürdistan’daki bir gelişme veya 17 aylık bebeğe tecavüz gibi bir olay, kendisinden beklenmeyecek şiddette fay hatlarını harekete geçirebilir. Adi hırsızlık olaylarının bile yer yer linç histerilerine konu olmaya başladığına dikkat etmek gerekir.

6) Kriz, hem tüm bu kriz durumu hem de çekişen işbirlikçi burjuva güç odaklarının birbirine karşı hamle ve manipülasyonları ile, kitleleri siyasallaşmaya ve açık siyasal eylemlere itmektedir. Bayrak provokasyonu, Şemdinli provokasyonu, Trabzon provokasyonu, Danıştay provokasyonu, Ecevit‘in ölümü, Hrant Dink cinayeti gibi olayların ardından gerçekleşen büyük çaplı siyasal kitle eylemleri son birkaç yıla sığan önemli örneklerdir. Diğerleri gerici siyasal kitle eylemi karakteri taşırken, Şemdinli ve Hrant Dink için kitle eylemleri daha farklı bir karakterde gerçekleşmiş, antifaşist demokratik açık kitle eylemlerinin de potansiyelini ortaya koymuştur. Dalaşan işbirlikçi burjuva güçler, bu tür provokatif ve/veya manipülatif biçimlerde ikide bir yaraların, korkuların ve tepkilerin kabuğunu kaldırmaktadır. Bir yandan da toplumsal-siyasal krizin biriktirdiği barut koşullarında, her birinin “kontrolden çıkma” dinamikleri ve (burjuva jargonuyla) “tehlikeli tırmanış”tan ürkerek kanırttığı “yaraları üfleyerek” soğutabileceğini sanmaktadır. Bu koşullarda hemen her şey, milliyetçilik tonlarından (kara gömlekli ve beyaz), 301′e, Kerkük‘ten Kıbrıs‘a, türbandan Kurtlar Vadisi’ne birçok şey, (tabii aşırı güdük sınırlar içinde tutulup manipüle edilerek) kitleleri de içine çekmeye başlayan “rejim tartışması”na dönüşebilmektedir.

Marksizm-Leninizm’in krize yaklaşımında özsel yan
Lenin’in kriz derslerinde çok daha ayırdedici ve özsel olan ise şudur:

“Olayların tarihsel … seyrinin siyasi, yani sınıfsal anlamını derinlemesine incelemeliyiz.” (Üç Kriz)

“Bu krizde gün yüzüne çıkmış olan güçleri, sınıfları (ve sınıf kesimlerini-bn) dikkatle incelemek gerekir.” (Krizin Dersleri)

“Gelişmenin belli bir evresinde eski üstyapının işe yaramazlığı herkes için açık-seçik hale gelir. (..) Şimdi görev, yeni üstyapıyı hangi sınıfın kuracağı ve nasıl kuracağını belirlemektir.” (Sosyal Demokrasinin İki Taktiği)

Lenin, Rusya’daki 1905 ve 1917 devrimlerinin öncesindeki şiddetli kriz durumlarının, çok daha gelişkin öznel faktör ve nesnel dinamikler içinden konuşmaktadır. Günümüz Türkiyesi ile karşılaştırıldığında, kapitalizmin meta egemenlik ilişkilerinin sağladığı derinlemesine hakimiyet, toplumsal gericilik birikimin boyutları, işçi sınıfının dağınıklığı, öznel faktörün zayıflığı gibi bir dizi nedenle açı bir çırpıda ve kısa erimde kapatılamayacak kadar büyüktür. Ancak toplumsal-siyasal kriz dinamiklerinin ilerleme açısından değerlendirilmesini de özellikle gözeten stratejik yönden aynı ilke geçerlidir:

Marksizm-Leninizm açısından esas olan, sınıf güçleri arasındaki mücadelenin somut tahlili ve bu temelde kitlelerin bağımsız siyasal eyleminin geliştirilmesidir. Türkiye’de eski rejim ve üstyapı kabuğunun sarsıcı bir değişim sürecinden geçtiği ve daha da şiddetlenebilecek sarsıntılara konu olabileceği açıktır. Uzun erimde soru şudur: İç içe geçmiş uluslararası ve iç dinamiklerin kaçınılmaz kıldığı bir değişimi, hangi sınıf hangi sınıfa karşı nasıl gerçekleştirecektir? Bu, bağımlı kapitalizmin şu veya bu biçimde karşıdevrimci bir “kabuk değiştirme“sinden mi ibaret kalacaktır, yoksa daha köklü ve öze ilişkin bir değişim mi olacaktır? İşbirlikçi burjuvazi, “sadaka, önemsiz şeylerde müsamahakarlık, önemli şeylerde müsamahasızlık yöntemiyle” üstyapısını yeni bir kalıba mı dökecektir? Yoksa en başta önderliği olmak üzere, işçi sınıfı ve emekçiler, ezilen halklar, kapitalizmin esneme marjını büsbütün düşüren, düzende daha büyük çatırtılara yol açacak bir basınç oluşturmaktan başlayarak, “kendileri için” olmanın yolunu mu açacaklardır? Kısacası, Stalin‘in yalın ifadesiyle, “kim kimi?”

Burjuvazinin uzunca bir zamandır sınıf ve sınıf mücadelesi kavramlarını dağarcığından çıkarması anlaşılır bir şey. Komünizm, sosyalizm, emek, özgürlük kavramlarının bolca kullanıldığı devrimci ve sol harekette ise hiç değil. Şizofreniye varan bir parçalanmışlık ve parçasallık ile, antiemperyalizm ve/veya antifaşizmin ön plana çıktığı konjonktürlerde işçi sınıfı “unutuluyor“! Şu veya bu biçimde işçi sınıfına yönelinmeye çalışıldığı “rutin” dönemlerde, bu sefer “unutulan” devrimci militan siyaset oluyor! F tipi, Nato, Irak‘ın işgali, Şemdinli süreçlerinde, komünistlerin ve bir iki devrimci örgütün çok sınırlı kalan girişimleri bir yana bırakılacak olursa, kimse dönüp işçi sınıfının yüzüne bakmamıştı adeta! Bu da bir yana, antiemperyalizmin hatırlandığı yerde antifaşizm, antifaşizmin hatırlandığı yerde antiemperyalizm unutuluyor! Lafta çok kullanılan sosyalizm ise kitle çalışmasına gelince hepten arazi! Eh, öyle siyasallaştırma çabasından ayrı duran ve tutulan emekçi kitleler, şimdi böyle siyasallaşıyor!

Marksizm-Leninizm açısından sınıf ve siyaset ayrılmaz bir bütündür. İşçi sınıfına, onu salt sendikal mücadeleye daraltan “siyasete ve militanlığa gelemeyen boş kafalı yığın” muamelesi yapmak; siyaseti yalnızca aydınların ve militanlığı öğrenci gençliğin ayrıcalığı olarak görmek, ML’ye karşı işlenmiş en büyük cinayettir. Tarihsel sürecin “siyasal, yani sınıfsal anlamını dikkatle incelemeliyiz” şu demektir: Devrimci siyasallaşma mücadelesi verilmeyen sınıf kadar işçi sınıfı temeline dayanmayan devrimci siyaset de hiç bir şeydir, demeye de dilimiz varmıyor ama, pek güçsüz ve yozlaşmaya açık bir şeydir.

Devrimci proletaryanın dönemsel taktik ve kampanya politikaları, geniş bir siyasal perspektiften ve devrimci sosyalist doğrultuyu içerimine alarak oluşturulmuştur. Çürümeye ve yozlaşmaya karşı da emeğin korunması boyutuyla olsun, işçi sınıfı içinde de zemin bulan burjuva-gerici akım ve ideolojilere karşı savaşım boyutuyla olsun, sınıfın her düzeyde bölünüp parçalanmasına karşı birleşik mücadelesinin geliştirilmesi, siyasallaştırılması ve militanlaştırılması boyutlarıyla olsun, “olayların tarihsel seyrine” yanıt vermektedir. Ancak her politika ve taktik gibi, temel ekseninden kesinlikle kopmadan, her süreçte ön plana çıkan yönsemelerde, dönemeçlerde tehlikelere karşı net duruşunu geliştirecek, fırsatları daha etkin değerlendirecek tarzda dinamize edilmesi, daha önemlisi etkin sınıf gücü oluşumuyla ilerletilmesi gerekir.

Sınıf ve siyaset
İşçi sınıfı ve emekçiler, “kafasız” değildir. Yalnızca dar anlamıyla çalışma ve yaşam koşullarından değil, toplumsal-siyasal-ideokültürel-uluslararası gelişmelerden özdeneyimleriyle bir şeyler öğrenmektedir. Siyasal gelişmelerin kendilerine ne getirip götüreceğini anlamaya, büyük bulmacanın boşluklarını doldurmaya, tutum almaya çalışmaktadır. Lümpen kesimlerle de, ara sınıf kesimleriyle sınırlı kalmadan, güç arayışı belirgindir. Önümüzdeki dönemlerde daha da şiddetlenecektir. Toplumsal-siyasal (günümüzde aynı zamanda uluslararası) güç mücadelelerini kızıştıran krizin yasasını iyi sezerler: Ya güç olursun ya başka bir güce kapağı atarsın ya da güç olanlar tarafından paspas yapılırsın!

Kriz, uyuklayan kitleleri sarsıp tarih sahnesine çıkarır. Tarih sahnesine çıkmaya başlayan kitleler de toplumun ve siyasetin rutin dönemlerindeki dar çerçevesini sarsarlar. Burjuvazi bile bir şeyleri yapısal olarak yeniden düzenlemeye çalışırken ve kendi içindeki it dalaşlarında kitlelerin büyük gücüne başvurmaya mecburdur. Tarihin itici gücü kitlelerdir çünkü. Bugün de kitleler, daha ziyade şu veya bu burjuva güç odağının peşinde sürüklenme biçiminde de olsa, tarihin yapılmasında yer almaktadır. Kitlelerin bu tür sürükleniş ve eğilimlerinde, burjuva liberalizmin “demokrasi ve refah fırsatı“, burjuva milliyetçiliğin “antiemperyalizm, anti işbirlikçi tekelci burjuvazi” kılıklı, şekere bulanmış “sol” versiyonları, demagoji ve manipülasyonları da büyük bir etkide bulunmaktadır.

Şunu gösterir: Kitleler şu veya bu düzeyde kendi çıkarlarıyla bağını kurdukları ya da öyleymiş gibi gösterilen politikalara ilgisiz değildirler. İlgisiz kalamazlar, hele ki gelecek yıkım ve felaket korkusu, tepki ve nefret artıyorsa. Burjuvazinin kitlelerin gereksinimlerini, güç arayışını ve tepkilerini alçakça istismarına, “sol liberalizm” ve “ulusal sol” denilen çengel ve çelmelerine karşı biricik panzehir: Kitlelerin gerçek sınıfsal sezgilerini, tüm ezilenlerle duygudaşlığını, korku ve özlemlerini, bağımsız bir sınıf gücü oluşumuna itilim kazandıracak bir önderlik bilinci ve pratiği.

Marks Fransa ve Avrupa’daki 1848 devrimleri arifesinde kaleme aldığı Komünist Manifesto‘da bu duruma işaret etmişti: Egemen sınıflar “arasındaki çatışmaların tümü, proletaryanın gelişim çizgisine birçok bakımdan yardımcı olur. Burjuvazi kendisini sürekli bir savaş içinde bulur. Başlangıçta aristokrasi ile, daha sonraları bizzat burjuvazinin çıkarları sanayinin ilerlemesine ters düşen kesimleri ile, her zaman da yabancı ülkelerin burjuvazisi ile. (Günümüzde ise sermayenin uluslararasılaşmasına ve emperyalizmin jeopolitikasından nemalanmaya engel teşkil eden kesimleri ile -bn.) Bütün bu savaşlarda, proletaryaya başvurmak, onun yardımını istemek ve böylece onu siyaset arenasına sürüklemek zorunda kaldığını görür. Demek ki, proletaryaya kendi siyasal ve genel eğitim öğelerini sağlayan bizzat burjuvazidir, bir başka deyişle, burjuvaziye karşı savaşacağı silahları proletaryaya sağlayan kendisidir.”

Lenin’in de buna katkıları büyük olmuştur : Çürüyen kapitalizm olarak emperyalist kapitalizmin bağrındaki devrim imkanlarını ve buna yönelik dip akıntılarını herkesten fazla, herkesten önce ve herkesten daha tutkulu yakalayıp kavraması ve başta profesyonel devrimciler örgütü olmak üzere bunun temel gereklerini tutarlı ve sistematik bir bütünlük içinde ortaya koyup bu bilinçli ve tutkulu devrimciliğin ileri pratiğinin yaratılması. Burjuvazinin toplumsal yaşamın her alanında gericiliği ve çürümeyi körüklemek, kitleleri sermaye çıkarları doğrultusunda öne sürmek amacıyla da olsa kitlelere sağladığı siyasal özdeneyim ve eğitim öğelerini, sınıfa karşı sınıf ekseninde burjuvaziye karşı çevirmek için de zorunlu, bugün yeni ve daha yüksek bir düzleme sıçraması gereken ihtilalci komünist parti! Kitlelerin bugünkü koşullarda her zamankinden daha ağır, daha derin, daha geniş etkisi altında kaldıkları burjuva ideolojisi ve (ister neoliberalizm ister dinci-gericilik ister ırkçı-faşizm isterse bunların bilimum “sentezi” biçimindeki) burjuva politikasının ne getireceğini özdeneyimleri ile iç içe gösteren ve bu yöndeki gelişmelerin her somut görüngüsüne bu temelde müdahale ederek, kitleleri adım adım sosyalist ideolojinin yörüngesine, kendileri için dövüşmeye çekecek parti! “Olayların tarihsel seyri” ve her uğrağında savaşım ile yoğrulacak, çelikleşecek ve kitleleri yoğuracak, çelikleştirecek parti!

Krizin en derindeki temelinde, der Engels bu kez Almanya’daki 1848 devrim ve karşıdevrim deneyimlerinden yola çıkarak, kitlelerin günü geçmiş kurumlar tarafından engellendikçe yakıcılaşan, gerçek sınıfsal-siyasal gereksinmeleri vardır. Bu gereksinmeler, hemen bir başarı sağlamaya yetecek kadar derin, yığınsal ve militan bir biçimde açığa çıkmamış, üstelik, karşıdevrimin elinde ters yüz edilerek sermaye ve devlet tapınmacılığına çevrilmeye çalışılıyor olabilir. Ne var ki, bu gereksinimi her zorbaca bastırma ve tam ters yönde manipüle etme girişimleri, onu iç ve dış engellerini parçalayıncaya kadar, daha da keskinleşmekten başka bir sonuç vermeyecektir. (Almanya’da Devrim ve Karşı Devrim)

Kitlelerin “kabından taşma” belirtileri de gösteren hoşnutsuzluğu, çürüyen sınıfa karşı devrimci sınıfın savaşımı içerisinde gerici demagoji ve
 
manipülasyon tuzaklarından sıyrılacak, gerçek siyasal-toplumsal değişimin itici gücü kılınacaktır.

 



 
Sep
28
    
Alemeyn | 28 Eylül 2008 21:56 | 0 fav | etiket:  

 

Becoming Jane  Aşkın Kitabı 2007

 

Resim

Resim

Resim

 



 
Sep
28
    

 

TOPTAN SATISLAR PAZARI: Önceden alicilari belirli olan yada olmayan, belirli bir miktarin üzerindeki hisse senedi islemlerinin organize bir piyasada gerçeklestirilmesini saglamak amaciyla kurulmustur.

TREND: Bellirli bir zaman dilimi araliginda belli bir seyiri olusturan degerlerde ortaya çikan sürekli artma ya da azalmalari ifade eder.

ULUSAL PAZAR: Burada islem gören bütün sirketler, IMKB tarafindan önceden belirlenmis kotasyon sartlarini tümüyle karsilayan sirketlerdir. Ulusal pazardan seçilmis 100 sirkete ait hisse senetleri IMKB-100 Endeksini olusturmaktadir.

ÜÇGEN: Teknik analizde hisse senedi fiyatinin eristigi en yüksek fiyat ile en düsük fiyat arasindaki farkin önce genisleyip sonra daraldigi grafiktir.

VADELI ISLEM SÖZLESMESI: Sözlesmenin taraflarini belirlenen ileri bir tarihte üzerinde anlasilan fiyattan standartlastirilmis miktardaki bir mali veya kiymeti alma veya satma yükümlülügüne sokan sözlesmedir.

VALÖR: Kredi ya da mevduat için bankaca faizin isletilmeye baslandigi tarihe denir.

YATIRIM: Belli bir getiri saglamak amaciyla, belirli vadelerde birikimlerin yatirim araçlarina baglanmasidir.Yatirimci yaptigi yatirimin maliyetini üstlenir. Bu onun riskidir. Eger yatirimci kendi öz fonlarini kullanarak yatirim yapiyorsa, en azindan bu fonlarin maliyetini karsilamasi gerekir. Yatirimci, elindeki bu fonlarla tahvil alis satisi veya vadeli mevduat ile faiz geliri de saglayabilir. Faiz hadleri, gelir seviyesi, borçlanabilme imkanlari ve yatirimcinin sahip oldugu risk anlayisi, yatirimi etkileyen unsurlardandir.

YATIRIM DANISMANLIGI: Müsterilere sermaye piyasasi araçlari ile bunlari ihraç eden ortaklik ve kuruluslar, yönlendirici nitelikte yazili veya sözlü yorum ve yatirim tavsiyelerinde bulunulmasi faaliyetidir.

YATIRIM FONLARI: Halktan katilma belgeleri karsiligi toplanan paralarla belge sahipleri hesabina, olusturulan portföyü isletmek amaciyla kurulan malvarligidir.

YATIRIM ORTAKLIKLARI: Sermaye piyasasi araçlari ile altin ve diger kiymetli madenler portföyü isletmek üzere anonim ortaklik seklinde ve kayitli sermaye esasina göre kurulan sermaye piyasasi kurumlaridir.

YENI SIRKETLER PAZARI: Yeni kurulmus olmakla beraber, büyüme potansiyeli tasiyan sirketlerin hisse senetlerinin borsada islem görmesi amaciyla kurulmustur.

YÜKSELEN ÜÇGEN FORMASYONU: Fiyatlarin çikarken ayni seviyede direnç olusturmasina karsilik düserken daha üst seviyede dip yapmasiyla olusan sekildir. Fiyatlarin belirgin bir prim yapmadan önce olusturdugu formasyondur. Formasyon hedefi ise formasyonun direnç seviyesi ile en düsük fiyatli günü arasindaki farkin direnç seviyesine eklenmesiyle bulunur.

YÜKSELEN TAKOZ: Büyük düsüslerden önce olusur. Yukari dogru açisi olan bir üçgen görünümündedir. Takozun uçlarina dogru çikis güç kaybeder. Hacim artisi olmaz,hacim daralir. Hacim yükselen fiyati onaylamaz. Takozun yükselen destek çizgisi kirildiginda, düsüs takozun boyunun üçte iksi kadar olur.

ZAMAN ÖNCELIGI: Hisse senetleri piyasasinda, fiyat esitligi halinde sisteme zaman açisindan daha önce kaydedilmis emirlerin öncelikli karsilanmasidir.



 Sermaye Piyasası ve Borsa Temel Bilgiler Kılavuzu



 
Sep
28
    
Alemeyn | 28 Eylül 2008 21:53 | 0 fav | etiket:  

 

LIKIDITE RISKI: Sahip olunan kiymetin istenildiginde paraya çevrilememesini, kiymetin cari piyasa degerinin altinda elden çikrilmasini ifade eder.

LIKIT FON: Vadesine 90 günden az kalmis sermaye piyasasi arçlarindan olusan fonlardir.

MALI ENDEKS: Mali sektörde yer alan sirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarindaki degismeler dikkate alinarak haesaplanan hisse senetleri piyasasi endeksidir.

MANÜPLASYON: Piyasada canlilik yaratmak amaciyla suni olarak alim/satim yapmaktir.

MACD GÖSTERGESI: (The Moving Average Convergence / Divergence: hareketli ortalamalarin Uyumlulugu ve Uyumsuzlugu)
MACD’de 26 günlük hareketli ortalamadan 12 günlük hareketli ortalama çikarilir. Daha sonra çikan farkin 9 günlük hareketli ortalamasi alinir.
MACD "al” komutunu kesisme yukari dogru oldugunda "sat” komutunun ise kesisme asagiya dogru oldugunda verir.


MENKUL KIYMET: Ortaklik veya alacaklilik saglayan belli bir meblagi temsil eden, yatirim araci olarak kulanilan dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde çikarilan, ibareleri ayni olan ve sartlari kurulca belirlenen kiymetli evraktir.

MENKUL KIYMET IHRACI: Sermaye piyasasi arçlarinin ihraççilar tarfindan çikarilip halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satisidir.

MENKUL KIYMET IRADI: Menkul ve gayri menkullerden elde edilen faiz, kira, rant gibi hasilati ifade etmektedir.

MERKEZ BANKASI: Banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikasini yürütmede yardimci olan, veznedarlik görevini üstlenmis, devletin iktisadi ve mali danismanligini yapan bir kurumdur.

MEVDUAT: Belirli dönem için geri ödemek kosuluyla belirli bir bedel karsiliginda mevduat sahibi kisilerce bankalara tevdi edilen paradir.

MÜSTERI BAZINDA SAKLAMA: 1995 yilindan itibaren borsa yatirimcilarinin borsa üyeleri nezdindeki saklama hesaplarinin Takasbank nezdinde eslenerek müsterinin kod ve sifresini kullanarak Takasbank nezdindeki bakiyesini takip edebilmesini saglayan hizmettir.

MOMENTUM : Momentum bugünkü fiyatin baz alinan önceki fiyata bölünmesi sonucu ve sonucun 100 etrafinda salinmasiyla olusur. Momentum baz alinan kendi agirlikli ortalamasinin üzerine çiktiginda”al” komutu, düstügünde ise "sat” komutu verir.

MÜSTERI EMRI: Borsa üyelerine müsterileri tarfindan verilen alim satim emirleridir.

NOMINAL DEGER: Hisse senedinin veya tahvilin sahip oldugu en küçük küpürün üzerinde yazili olan degerdir.

NORMAL EMIR: Küsüratsiz tam olarak 1 lot ve katlarindan olusan emirdir.(1 lot = 1.000 adet )

NOMINAL DEGER: Hisse senedi için pay senedinin üzerinde yazili olan fiyattir.

OPSIYON SÖZLESMESI: Alan tarafa üzerine opsiyon yazilan mal veya kiymetin gelecekte belirli bir tarihte belirlenen miktarda alma veya satma hakkini saglayan sözlesmedir.

ÖDENMIS SERMAYE: Esas sermaye sistemine tabi ortakliklarda, ortaklarca taahhüt edilen sermayenin nakden ödenmis kismidir.

ÖZEL EMIR: Yönetim kurulu tarafindan menkul kiymet bazinda belirlenen hisse sayisini asan ve baska bir özel emir ile eslendiginde eksper onayi ile gerçeklestirilen emirdir.

PARA PIYASASI: Kisa vadeli fon arz ve talebinin karsilandigi piyasadir. Para Piyasasi Araçlari; para, mevduat, kredi ve sosyal güvenlik fonlaridir.

PAY BASINA TEMETTÜ: Bir dönemde ortaklara dagitilmasina karar verilen toplam kar payinin o döneme ait hisse senedi sayisina bölünmesi ile bulunur.

PIYASA FIYATI: Bir menkul kiymetin piyasadaki arz ve talebe göre olusan fiyatidir.

PIYASA RISKI: Yatirimcilarin beklentilerindeki degismelerden dolayi menkul kiymetlerin fiyatlarinda degismelerin ortaya çikmasi ile zara olusmasidir.

PLASMAN: Yapilmis olan bir yatirimin el degistirmesidir. Ekonomi için ek bir yatirim degil sadece yatirimcinin degismesidir.

PORTFÖY: Bir yatirimcinin sahip oldugu menkul kiymetlerin tümüne verilen addir.

PORTFÖY YÖNETICILIGI: Sermaye piyasasi araçlarindan olusan portföylerin müsterilerle yapilacak portföy yönetim sözlesmesi çerçevesinde vekil sifatiyla yönetilmesidir.

PRICE OSCILLATOR : (Fiyat Göstergesi)
Fiyat göstergesi iki farkli hareketli ortalama arasindaki farki yüzdesel veya puansal olarak hesaplar.
Eger kisa dönemli hareketli ortalama uzun dönemli ortalamalarin üzerine çikarsa "al” komutu, altina düserse "sat” komutu olusur.

REPO: Bir menkul kiymetin islem baslangiç valöründe satilip bitis valöründe geri alinmasini ifade eder. Repo yapan taraf parayi kullanan taraftir.

RESMI MÜZAYEDE PAZARI: Mahkemelerin, icra dairelerinin ve diger resmi dairelerin borsada yapilmasini gerekli gördükleri hisse senedi islemlerinin gerçeklestirildigi pazardir.

REZERV PARA: Uluslararasi mali kuruluslar ile hükümetlerin ellerinde bulundurduklari altin ve döviz’e verilen addir.

RISK: Istenmeyen sonuçlarla karsilasma olasiligidir.

RÜÇHAN HAKKI: Bedelli sermaye arttirimlarina mevcut ortaklarin öncelikle katilma hakkidir. Sözkonusu hak hisse senedine bagli yeni pay alma kuponlari karsiliginda ve ayrica hisse senedi ibrazina gerek kalmaksizin yapilir.

RSI GÖSTERGESI : (Relative Strength Index : Relatif Güç Indeksi)
1. RSI çogunlukla 70 ile 30 arasinda hareket eder.
2. 70’in üzerinden asagi inerken "sat” komutu olusur.
3. 302’nin altindan yukari dogru çikarken "al” komutu olusur.
4. Gösterge ile fiyat grafigi arasinda olusan agirliklarda aykirilik pozitif ise fiyat yönünün devam edecegini, aykirilik negatif ise fiyat yönünün degisecegini gösterir. Örnegin: Fiyat 7000 TL de iken gösterge 60 da olsun. Fiyat 8000’e çiktiginda göstergede çikiyorsa bu olumludur. Ancak daha önce yapilan 8000 zirvesiyle ayni seviyeye gelindiginde gösterge daha önceki zirvedeki seviyesinin altinda kalirsa bu olumsuzdur. Fiyat göstergelerinin”sat” komutlari çalisabilir.

SAKLAMA: Takasi gerçeklestirilen menkul kiymetlerin organize olmus ve kabul görmüs kuruluslarca muhafaza edilmesidir.

SERMAYE: Üretimde kullanilan ve kendileri de üretilmis olan mallardir.

SERMAYE ARTIRIMI: Bir sirketin esas sermayesine karsilik olan hisse senetlerinin bedelleri ödendikten sonra genel kurul karari ile yeni hisse senedi çikarilarak sirket sermayesinin arttirilmasidir.

SERMAYE PIYASASI: Orta ve Uzun vadeli fon arz ve talebinin karsilastigi piyasadir. Vade bir yildan fazla olmalidir. Sermaye Piyasasi Araçlarindan baslicalari; hisse senedi, tahviller ve hazine bonolaridir.

SERMAYE PIYASASI KURUMLARI: Araci kuruluslar yatirim ortakliklari, yatirim fonlari ve sermaye piyasasinda faaliyet göstermesine izin verilen diger kurumlardir.

SERMAYE PIYASASI KURULU: Sermaye Piyasasi Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulmus tüzel kisilige ait kurumdur.

SERMAYE ARTTIRIMI: Yeni hisse senedi ihraç edilerek mevcut ödenmis yada çikarilmis sermayenin arttirilmasidir.

SINAI ENDEKSI: Sadece sanayi sektöründe yer alan sirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarindaki degismeler dikkate alinarak hesaplanan hisse senetleri piyasasi endeksidir.

SPEKÜLASYON: Bireyin gelecekle ilgili beklentileri dogrultusunda fiyat ya da döviz kurundaki degismelerden bir gelir elde etmek amaciyla yapilan islemdir.

STOK DEVIR HIZI: Stoklarin yil içinde kaç kez satislara dönüstügünü göstermektedir.

SWAP: Faiz oranlari ile döviz kurlarindaki degismeler sonucunda ortaya çikan riski en aza indirmek amaciyla gelistirilmis islemdir.

TABAN FIYAT: Hisse senetlerinin bir seans içerisinde görebilecegi en düsük degerdir.

TAHVIL VE BONO FONU: Portföyünün en az %51’inin devamli olarak borçlanma araçlarina yatirilmis fonlardir.

TAKAS: Borsa üyelerinin sattiklari menkul kiymetleri takas merkezine teslim etmeleri, aldiklari menkul kiymetleri de takas merkezinden almalari, ödemelerini ve tahsilatlarini da burada gerçeklestirmelerini kapsar.

TAKOZ FORMASYONU: Devam eden hareketde yorgunluk olustugunu belirtir. Yükselen takoz ve düsen takoz olmak üzere iki çesit vardir.

TASARRUF: Gelirden tüketimin çikartilmasi ile elde edilir.

TASARRUF MEVDUATI SIGORTA FONU: Tasarruf mevduati sahiplerini belirli bir tutara kadar ilgili bankanin ödeme yetersizligi riskine karsin sigorta etmektir.

TAVAN FIYAT: Hisse senetlerinin bir seans içerisinde görebilecegi en yüksek fiyattir.

TEKEL: Tek bir satici ve karsiliginda çok miktarda alici olan piyasadir.

TEKNIK ANALIZ: Hisse senedi veya borsa endeksi fiyatinin ya da islem miktarinda meydana gelen degismelerin genellikle grafiklerle açiklanmasi ve gelecege yönelik trend belirleme aracidir.

TEMEL ANALIZ: Hisse senetlerinin gerçege en yakin fiyatlarini bulmaya yönelik bir yöntemdir.

TEMERRÜT: Taahhütlerinin gerektirdigi ödeme veya menkul kiymet teslimatlarini belirlenen süreler içinde gerçeklestirmeyen borsa üyesi, herhangi bir ihbara gerek kalmaksizin temerrüde düsmüs sayilir.

TEMETTÜ: (KAR PAYI) Ortaklarin dönem içinde elde ettikleri kardan mevcut
ortaklarin pay alma hakkidir.

TEMETTÜ GETIRISI: Hisse senedinin yillik getirisidir.

TEMINAT MEKTUPLARI: Alici ile satici arasindaki güvenin saglanmasi için bir banka araciligina ihtiyaç duyulur. Bankalar borçluya kefil olarak bu güveni saglar..

TERS REPO: Bir menkul kiymetin baslangiç tarihinde alinip bitis tarihinde gersi satilmasi islemidir. Ters repo yapan parayi kullandiran taraftir.



 
Sep
28
    
Alemeyn | 28 Eylül 2008 21:52 | 0 fav | etiket:  

 

 

IKILI TEPE FORMASYONU: Hissenin belirili bir zaman araliginda ayni tepeyi ikinci kez olusturduktan sonra fiyatin iki tepe arasinda olusan çukur seviyeye kadar düsmesi halidir. Fiyatlarin büyük düsüsler öncesinde olusturdugu formasyondur. Formasyon hedefi, tepedeki fiyattan iki tepe arasinda olusan dipteki fiyatin çikarilmasi ve bu farkin tekrar dip fiyattan çikarilmasiyla bulunur.

IKILI DIP FORMASYONU: Hissenin belirli bir zaman araliginda ayni dip seviyeyi ikinci kez olusturduktan sonra iki dip seviye arasinda olusan tepe seviyenin asilmasi durumudur. Fiyatlarin büyük çikislar öncesinde olusturdugu formasyondur. Formasyon hedefi, iki dip arasinda yapilan tepe fiyattan dip seviyedeki fiyatin çikartilmasiyla ve bu farkin tepe fiyata eklenmesiyle olusan degerdir.

IKINCIL PIYASA: Menkul kiymetleri ihraçdan alanlar bunlari tekrar paraya çevirmek istediklerinde islemlerin gerçeklestirildigi piyasalardir.

IMKB TAKAS ve SAKLAMA BANKASI A.Ş: Sermaye piyasasinda faaliyet gösteren banka ve araci kurumlara saklama ve takas hizmeti veren kurulustur.

INDIKATÖR: Son fiyatin ve hacmin önceki fiyatlar ve hacimler ile mukayesesini yaparak olusturulan kilavuz grafik ve /veya göstergedir.

ISLEM SAATLERI:

Pazarlar Seans Saatleri
Ulusal Pazar
Bolgesel Pazar
Yeni Şirketler Pazarı 09:30-12:00 (birinci seans)
14:00-16:30 (ikinci seans)
Gozalti Pazari 14:00-15:00
Birincil Piyasa 11:00-12:00
Resmi Muzayede Pazarı 11:00-12:00
Ruchan Hakki Kupon Pazari ilgili pazar saatlerinde
Toptan Satışlar Pazarı 11:00-12:00

ISLEM HACMI: Her hisse senedi için gerçeklesen islemlerdeki hisse senedi sayisi ile islem fiyatinin çarpilmasiyla elde edilen degerlerin toplamidir. Tüm hisse senetlerinin islem hacimleri toplami, piyasanin toplam hacmini olusturur.

ISLEM MIKTARI: Bir seansda yada belli bir dönemde alinip satilan menkul kiymet adedidir.

ITFA: Bir borcun ödenerek kapanmasidir.

KAÇIS SEVIYESI: Önemli bir destek seviyesinin bir kaç kez test edilerek belirginlesmesinden sonra, bu seviyenin altina düsülmesi durumunda fiyatlarin bir alt seviyedeki destek seviyesine kadar düsebilecegi kabul edilen seviyedir.

KAMBIYO: Madeni ve Kagit para seklindeki tüm yabanci ülke paralari ve bu paralarla ödeme yapabilen her tür hesap, belge, bono,poliçe, çek vb. parasal araçlarin tümüne kambiyo denir.

KANUNI YEDEK AKÇE: Bankalar tarafindan bir emniyet fonu olarak ve olasi zararlarini karsilamak amaciyla kardan ayrilan paya denir.

KARMA FON: Hisse senetleri, borçlanma senetleri, altin ve diger kiymetli madenlerin en az ikisinden olusan ve her birinin degeri fon portföy degerinin %20’sinden az olmayan fonlardir.

KAPANIS FIYATI: Bir seansda borsa kaydina alinan en son islemin fiyatidir.

KAPITALIZASYON: Herhangi bir isletmenin birikmis yedek akçe ve karinin sermaye artiriminda kullanilmasina denir.

KAR: Toplam hasilattan toplam maliyetin düsmesi ile elde edilen degerdir.

KARA PARA: Yasal islerden eldeeilmemis veya vergisi ödenmemis paraya denir.

KISA DÖNEMLI GÖSTERGE: Fiyat degisimlerinde kisa bir zaman dilimini baz alarak hizli komutlar olusturan göstergedir.

KIYMETLI EVRAK: Kambiyo senetleridir. Kiymetli evrak olarak çek, bono, tahvil hisse senedi ve poliçe yi sayabiliriz.

KONSOLIDASYON: Uluslararasi borç islemlerinde bankalarin ya da direkt olarak borçlu olan ülkenin, vadesi gelen bir borcun daha uzun süreli bir vadeye uzatilmasi islemidir.

KONVERTIBILITE: Bir ülkenin yerel parasinin serbest döviz piyasasinda diger yabanci paralara ve altina dönüsebilme özelligidir.

KOPUS SEVIYESI: Önemli bir direnç seviyesinin bir kaç kez test edilerek belirginlesmesinden sonra, bu seviyenin asilmasi halinde fiyatlarin bir üst seviyedeki direnç seviyesine kadar çikabilecegi kabul edilen seviyedir.

KREDI: Mali kurumlarca kisi ve kuruluslara verilen borç paraya denir.

KREDILI MENKUL KIYMET ISLEMLERI: Bir araci kurulus nezdinde müsteri adina kredi hesabi açilmasi kosuluyla müsteri ve araci kurulus arasinda yapilacak sözlesme hükümleri çerçevesinde menkul kiymet alinmasidir.

KUPON: Tahvil ve hisse senetlerine ekli parça veya parçalardir.

KURTAJ: Borsa üyelerinin araci olarak yaptiklari her borsa islemi için müsterilerinden aldiklari komisyondur.

KÜSÜRAT EMIR: 1 lotun içerdigi hisse senedi sayisindan daha az miktarlar için verilmis emirlerdir. (lot alti emirler) Küsürat emirler fiyatsiz girilir. Küsürat emirler ilgili hisse senedinin lot piyasasinda islem gördügü en son fiyattan gerçeklesir.

LIMITLI EMIR: Emri veren alicinin, islemin gerçeklesmesi için kabul ettigi en yüksek fiyati, saticinin ise satmaya razi oldugu en düsük fiyati belli ettigi emir tipidir.

LIKITIDE: Para piyasasinda islem gören para ve para niteliginde degisim ve deger ölçüsü araçlari için kullanilmaktadir.

LIKIDITE ORANI: Kisa vadede nakde dönüsebilecek dönen varliklarin, kisa vadeli borçlari karsilama gücünü gösterir.



 
Sep
28
    
Alemeyn | 28 Eylül 2008 21:51 | 0 fav | etiket:  

 

 

FLAMA FORMASYONU: Bayrak formasyonuna benzer. Yapilan hizli primlerden sonraki dinleme sirasinda fiyatlarin çok düsük bir açiyla asagiya veya yukariya dogru hareket etmesidir. Formasyon hedefi, yapilan ilk belirgin boyutunun düzeltme sirasinda yapilan dip seviyeye eklenmesiyle bulunur.

FINANSAL KIRALAMA: Makine ve teçhizatin mülkiyet hakkinin yasal olarak kiraya verende kalmasina ragmen, ekonomik açidan kiralanan varlik üzerindeki kontrolü kiraciya devreden ve kiraciyi varligin fiili sahibi haline getiren uzun süreli bir leasing türüdür.

FINANSAL RISK: Yatirim yapilan kiymeti ihraç eden sirketin mali yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda olusan risktir.

FIYAT GÖSTERGESI: Sadece fiyat degisimini baz alan inceleme sonucu ortaya al veya sat komutlari çikaran göstergedir.

FIYAT MARJI: Bir hisse senedinin seans içinde önerilebilecek en düsük ve en yüksek fiyat araligini olusturur. Fiyat marji her hisse için baz fiyatin %10 alti ve üstü seklinde otomatik olarak hesaplanir. Rüçhan hakki kupon pazarinda ise fiyat marji %25’dir.

FIYAT ÖNCELIGI: Hisse senetleri piyasasinda, daha düsük fiyatli satim emirlerinin, daha yüksek fiyatli satim emirlerinden; daha yüksek fiyatli alim emirlerinin, daha düsük fiyatli alim emirlerinden önce karsilanmasini ifade eder.

FIYAT ADIMI: Her hisse senedi fiyati için bir defada gerçeklestirilebilecek en küçük fiyat degisimidir. Bu adimlar baz fiyat araligina göre belirlenir.

Baz Fiyat Araligi Fiyat Adimi
· 10-1000 TL - 10 TL
· 1.025-2.500 TL - 25 TL
· 2.550-5.000 TL - 50 TL
· 5.100-10.000 TL - 100 TL
· 10.250-25.000 TL - 250 TL
· 25.500 –50.000 TL - 500 TL
· 51.000-100.000 TL - 1.000 TL
· 102.500-250.000 TL - 2.500 TL
· 255.000- 500.000 TL - 5.000 TL
· 510.000 TL ve üstü - 10.000 TL

FIYAT-KAZANÇ ORANI: Hisse senedi fiyatinin hisse basina kar rakamina oranidir.

FORMASYON: Fiyat grafiginin belirli bir dönem içinde çizdigi seklin bilinen bir geometrik sekile benzemesiyle olusur.

GARANTI MEKTUBU: Bankalarin belirli bir isin yapilmasi , bir malin teslimi veya bir borcun ödenmesini taahüt ederek, taahütlerine sadik kalacaklarini ve borçlarini belirten vadede ödeyeceklerini gösteren belgedir.

GÖZALTI PAZARI: Hisse senetleri Borsa'da islem gören sirketlerin hisse senetleri islemleri ile ilgili olarak olagandisi durumlarda yada hisse senetleri Borsa'da islem gören sirketler tarafindan kamuya aktarilacak bilgilerin zamaninda, dogru olarak aktarilmadigi durumlarda, ilgili sirketlerin sürekli denetim, gözetim ve sürekli kontrol altinda tutulabilmesi için açilmistir.

GÜÇ GÖSTERGESI: Belirli bir dönemdeki fiyat degisiminin baska bir döneme göre fiyat degisimini karsilastirarak ortaya çikan farki analiz eden göstergedir.

HALKA ARZ: Sermaye piyasasi araçlarinin satin alinmasi için her türlü yoldan halka çagrida bulunulmasini, halkin bir anonim ortakliga katilmaya ve kurucu olmaya davet edilmesini, hisse sentlerinin borsa da islem görmesini ifade eder.

HAREKETLI ORTALAMA: Belirli bir dönem araligindaki kapanis fiyatlarinin en son baz alinan fiyatin agirligi daha yüksek, ilk baz alinan fiyatinin agirligi ise daha düsük olacak sekilde hesaplanmasiyla olusturulan ortalamadir. Hareketli ortalama, Basit ortalamaya göre daha hizli hareket eder.

HAZINE: Devletin tasarruflarini ve mali islemlerini idare eden kurumdur.

HAZINE BONOSU: Hazine tarafindan vadesi 1 yildan kisa süreli olarak çikarilan ve iskontolu olarak islem gören borçlanma senetleridir.

HISSE SENEDI: Anonim ortaklilar tarafindan çikarilan ve anonim ortakligin sermayesine belirli bir katilma payini temsil eden kiymetli evraktir.

HISSE SENEDI IHRAÇ FIYATI: Sirket tarafindan çikarilisi asamasinda satisa sunuldugu fiyattir.

HISSE SENEDI ILE DEGISTIRILEBILIR TAHVIL: Önceden belirlenen bir zamanda tahvilin hisse senedi ile degistirilmesini öngören tahvil türüdür.Böyle bir tahvil ihracinin temelinde yeni kurulan bir anonim sirketin kolay borçlanabilmesini saglamak yatar.

HISSEDAR: Bir anonim sirketin hisse senedine sahip olan sahistir.

HISSE SENEDI PIYASA FIYATI: Bir pay senedinin sermaye piyasasinda alinip satildigi fiyat, o pay senedinin piyasa fiyatidir.

HISSE SENEDI BORSA FIYATI: Hisse senedinin borsadaki arz ve talep kosullarina göre olusan fiyatidir.

HISSE SENEDI FONU: Portföyünün en az %51’ini devamli olarak hisse senetlerine yatirilmis fonlardir.

HISSE SENEDI ENDEKSI: Hisse senedi piyasasinin genel bir göstergesi olan endeks, kapsamindaki hisse senetlerinin fiyatlari ve halka açiklik oranlari baz alinarak hesaplanir. Piyasa performansi hakkinda genel bir bilgi verir.

IMF: (Uluslararasi Para Fonu ) Uluslararasi para sistemi ile ilgili dogan gelisme ve sorunlar konusunda üyeler arasinda dayanisma saglar, çok yanli bir uluslararasi ödeme sistemini gelistirir, üye ülkelerin kisa dönemli kredi gereksinimlerini saglar, üye ülkelerin dis ödemeler bilançosunda ortaya çikan dengesizliklerin giderilmesine yardimci olur.

IÇERDEN ÖGRENENLERIN TICARETI: Sermaye piyasasi araçlarinin degerini etkileyebilecek, henüz kamuya açiklanmamis bilgileri kendisine veya üçüncü kisilere menfaat saglamak amaciyla kullanarak sermaye piyasasinda islem yapanlar arasinda firsat esitligini bozacak sekilde haksiz yarar saglamak veya bir zarari bertaraf etmektir.
 



 
Sep
28
    
Alemeyn | 28 Eylül 2008 21:50 | 0 fav | etiket:  

 

 

AÇIGA SATIS ISLEMLERI: Sahip olunmayan menkul kiymetlerin ödünç alinmak sureti ile satilmasidir.

ALACAK DEVIR HIZI: Ticari alacaklarin kaç kez satislara dönüstügünü göstermektedir.

AGIRLIKLI ORTALAMA FIYAT: Her hisse senedi için, her seans öncesinde bir önceki seans islemleri dikkate alinarak ayri bir agirlikli ortalama fiyat olusturulur. Bu fiyat hesaplanirken degisik fiyattan ve miktarlardan gerçeklesen ve fiyati tescil edilen normal emirler dikkate alinir. Bir fiyatin tescil edilebilmesi için islemin lot olmasi ve gerçeklesmis islemin özel emir seklinde olmamasi gerekir.

ALTIN VE DIGER KIYMETLI MADENLER FONU: Portföyününün en az %51’ini altin ve diger kiymetli madenlerin olusturdugu fonlardir.

ANONIM SIRKET: Bir ünvana sahip en az 5 ortakça ana sözlesmesinde yazili konularda faaliyette bulunmak üzere asgari 5 milyar TL sermaye ile kurulmus olan ve esas sermayesi belli paylara bölünmüs olan sermaye sirketleridir.

AVRUPA PARA BIRIMI: ECU Sepeti Topluluga üye on ülkenin paralarinin sabit tutarlarinin toplamindan olusmaktadir. Bu tutarlar her üyenin agirlik katsayisina göre belirlenmistir. Katsayilar ülkenin GSMH’si, Topluluk içindeki ticaret hacmi ve kisa vadeli parasal destekleme sistemi içindeki paylarina göre belirlenmistir.

AYI PIYASASI: Hisse senedi fiyatlarinda düsüs beklentilerinin oldugu piyasalardir.

BASIT FAIZ: Belli ve degismeyen bir sermaye üzerinden belli bir süre için hesaplanan faizdir.

BASIT ORTALAMA: Belirli bir dönem araligindaki kapanis fiyatlarinin toplanarak baz alinan gün sayisina bölünmesi sonucu olusturulan ortalamadir.

BAYRAK: Hisse senedi borsasinda teknik analizde kullanilan grafik sekillerinden biridir. Fiyatlarda görülen uzun bir düsme yada yükselme sonrasi fiyatlarin istikrarli bir sekilde ve ayni oranlarda önce düsüp sonra yükseldigi grafik seklini ifade eder.

BAZ FIYAT: Bir hisse senedinin bir seans süresince islem görebilecegi en alt ve en üst fiyat limitlerinin belirlenmesinde esas teskil eden fiyattir. Bir hissenin bir önceki seansdaki Agirlikli Ortalama Fiyatinin en yakin fiyat adimina yuvarlanmasi ile hesaplanir.

BEDELLI SERMAYE ARTTIRIMI: Anonim ortakliklarin, artirdiklari sermaye karsiligi çikardiklari hisse senetlerini ortaklarina belirli bir bedelle nakit karsiligi dagitmalarina denir.

BEDELSIZ SERMAYE ARTIRIMI: Anonim ortakliklarin, iç kaynaklarindan yaptiklari sermaye artirimi karsiligi çikardiklari hisse senetlerini bir bedel almaksizin ortaklarina dagitarak gerçeklestirdikleri sermaye artirimlaridir.

BILESIK FAIZ: Herhangi bir sermayeye verilen faize de faiz verilmesidir. Yani belirli bir dönem sonundaki faiz arti ilk sermaye toplamina tekrar faiz islemi uygulanmasi islemidir. Bilesik faiz ticari bankalarin mevduat ve kredi islemlerine uyguladiklari bir yöntemdir.

BIRINCIL PIYASA: Hisse senetlerini halka arz eden sirketler ile tasarruf sahiplerinin dogrudan dogruya karsilastiklari piyasadir.

BLUE CHIPS: Borsalarda büyük firmalara ait ve yillar itibariyle istikrarli bir seyir izleyen menkul kiymetlere verilen isimdir. Bunlar genelde taninmis firmalarin kagitlarindan olusur. Yatirimci gözüyle bunlara güven tamdir. Bundan dolayi da fiyatlari nispeten yüksektir.

BORSA DISI PIYASA: Londra ve NewYork borsalari gibi, kabul edilen hisse senedi borsalarinin yetkileri disinda hisse senetleri alim ve satimin yapildigi piyasadir.
Türkiye’de de borsa disi piyasa lot alti ve küsuratli islemlerle sinirlidir. Bu islemler IMKB tarafindan 1990’dan itibaren denetim altina almistir.

BORSA EMIRLERI: Müsteri emirleri, üye temsilcileri tarafindan seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarildiginda borsa emrine dönüsür.

BÖLGESEL PAZAR: Ülkenin çesitli bölgelerinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli hisse senetlerinin güvenli bir ortamda islem görmesini saglamak amaciyla kurulmustur. Ayni zamanda Ulusal pazar için geçerli kotasyon sartlarini saglayamayan sirketler de burada islem görür.

BRÜT KAR MARJI: Isletmenin satislarinin brüt karliligini göstermektedir.

CARI ORAN: Firmanin kisa sürede borç ödeme gücünü gösteren orandir. Oranin büyümesi firmanin cari borç ödeme gücünün yükseldigi anlamina gelir.

CARI FAIZ ORANI: Piyasada fon arz ve talebinin karsilanmasi sonucu olusan faiz oranidir.

ÇAPRAZ KUR: Iki yabanci para biriminin bir baska ülkedeki degerlerini göstermek için kullanilan terimdir.

CCI GÖSTEGESI: (Commodity Channel Index: Mal Kanal Indeksi)
"CCI” hissenin kapany? fiyaty ile verilen periyod için önceki a?yrlykly ortalamalary mukayese eder.
CCI normal sartlarda + , - 100 arasinda hareket eder. Bazen + 100’ün üzerine çikar ve bu duruma (over-bought) asiri alinmislik denir. Bazen de – 100’ün altina düser ve bu duruma (over-sad) asiri satilmislik denir. Bu durumda CCI – 100 çizgisinin üzerine çiktiginda "al”komutu ve + 100 çizgisinin altina düstügünde "sat” komutu verir.

ÇIKARILMIS SERMAYE: Kayitli sermaye sistemine tabi ortakliklarin satisi yapilmis hisse senetlerini temsil eden sermayeleridir.

DEFLASYON: Bir ekonomide toplam arzin, toplam talebi asmasi durumudur.

DEFTER DEGERI: Bir isletmenin özsermaye toplaminin pay senedi sayisina bölünmesiyle belirlenir.

DESTEK SEVIYESI: Fiyatlarin düserken yogun alimlar ile karsilastigi ve daha asagiya düsmekte zorlandigi seviyedir.

DEVLET TAHVILI: Maliye Bakanligi tarafindan itibari kiymetleri esit ve ibareleri ayni olmak üzere çikartilan borç senetleridir.

DIRENÇ NOKTASI: Borsada, belli bir süreç içinde sürekli bir fiyat artisinin yogun satislar sonucu durduruldugu fiyat seviyesini ifade eder.

DÖVIZ: Ulusal para disindaki tüm yabanci paralar ve bu para cinsinden deger tasiyan menkul degerlere verilen isimdir.

DÖVIZ KURU: Bir ülkenin ulusal parasinin yabanci ülkelerin parasi cinsinden degeridir.

DÖVIZ TEVDIAT HESABI: Yurtiçi ve yurtdisinda yerlesik kisilerin, ticari bankalarda açmis olduklari yabanci para cinsinden mevduata verilen isimdir.

DÜNYA BANKASI: Dünya Bankasi yada Uluslararasi Imar ve Kalkinma Bankasi’nin temel amaci, üye ülkelerin gelismesine yardimci olacak mali kaynaklari saglamaktir.

DÜSEN ÜÇGEN FORMASYONU: Fiyatlarin düserken ayni seviyede destek olusturmasina karsilik çikarken daha düsük seviyede tepe yapmasiyla olusan sekildir. Fiyatlarin belirgin bir deger kaybetmeden önce olusturdugu formasyondur. Formasyonun düsüs hedefi, formasyonun destek seviyesi ile en yüksek direnç seviyesi arasindaki farkin destek seviyesinden çikarilmasiyla bulunur.

DÜSEN TAKOZ FORMASYONU: Büyük çikislardan önce olusur. Yukari dogru açisi olan bir üçgen görünümündedir. Takozun uçlarina dogru düsüsün siddetinde azalma olur. Hacim azalmasi çok belirgin hale gelir. Takozun düsen direnç çizgisi kirildiginda, çikis takozun boyunun üçte ikisi kadar olur.

EFEKTIF: Merkez Bankasi’nca alim ve satimi yapilan ve Türk lirasi olarak kurlari belirlenen yabanci ülkelere ait kagit paradir.

ELLIOTT DALGA ANALIZI: Çikan dalgalari ve düsen dalgalari kendi içinde gruplara ayirarak inceleyen analiz sistemidir.

EMIRLERDE GEÇERLILIK SÜRESI: Borsa emirlerinin geçerlilik süresi bir tam gün (2 seans) olarak belirlenmistir.

EMISYON: Merkez Bankalarinca piyasaya banknot sunulmasidir.

ENDEKS FON: Borsa endekslerindeki oranlara göre endeks kapsamindaki hisse senetlerinden olusan portföyü isleten fonlardir.

ENFLASYON: Toplam talebin toplam arzi asmasidir.

ENFLASYON RISKI: Yatirimci tarafindan arzulanmayan bir reel getiri oraninin gerçeklesme olasiligini ifade eder.

EVALÜASYON: Bankalarin kayitlarinda sabit kur üzerinden geçirilen dövizlerin her ay sonunda geçerli cari kura göre düzenlenmesine denir.

FACTORING: Alacak hakkinin bir baska kurulusa devri sonucunda likit fon saglayan bir mali islemdir. Ülkemizde de hizla yayginlasan bir finansman yöntemidir.

FAIZ: Ödünç alinan belirli bir fonun kullanma bedelidir.

FAIZ ORANI RISKI: Yatirim yapilan kiymetin fiyatinin piyasadaki faiz oranlarindan olumsuz olarak etkilenmesi durumunda olusan risktir.

 



 
Sep
24
    
Alemeyn | 24 Eylül 2008 19:34 | 0 fav | etiket:  

 

Lorca’yı öldüremediler

Pakize Barışta– Dali’nin sürrealizminin kaynağı bu coğrafyada mı? s.2  SERGİ– Sessiz ve Derinden – Nazlı Erdol. s.4  SİNEMA– Vizyondan sonra yeni

Fransız filmleri. s.5  MÜZİK– Skandallar prensi George Michael –Alev Yapışkan. s.6-7  EDEBİYAT– ‘Konuşuyordu Federico ölüm dinliyordu onu...’ –Özlem

Ertan. s.8-10  PORTRE– Alec Baldwin ile yeniden. s.11  EMMY– Emmy’nin galibi ‘Mad Men’. s.12-13 TV s.14-15  Telesiyej. s.16

 

 

  • Deniz Feneri İddianamesi -2
  • Deniz Feneri İddianamesi -1
  • Ergenekon İddianamesi - 4
  • Ergenekon İddianamesi - 3
  • Ergenekon İddianamesi - 2
  •  

     

     



     
    Sep
    24
        

     

     the message çağrı orjinal filminden bilumum medyanın köşe bucak kaçtığı günleri yaşıyoruz.

     

     MUSTAFA AKKAD amca'm

     bilumum medyayı korkutmuş.    )))))))))))))) 

     

      ALLAH RÂHMED ETSİN.

     MEKÂNI CENNET OLSUN.

     

     



     
    Sep
    20
        

     

     

     



    Old Turkish Lira, Eski Türk Liraları

     

     

     


    Cumhuriyetin ilk döneminden bu yana Türk Cumhuriyet Merkez Bankası nın yayınladığı eski Liralar...

     

     


    sahsi osmanli kolleksiyonum karaman konya gasaba akrkoy akce kurus para altin para gumus para kolleksiyon