| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
nufüs huviyet cuzdanı gökyüzü kadar kırmızı 2006Hakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir

orfeonrecord13289.bloggumnaruto shippuden goksel

Yazılar
 
Sep
17
    

 

 

CHARLES DICKENS

OLİVER TVİST

Birinci Bölüm

OLİVER'İN İLK YILLARI

 Bir şehrin başka binaları arasında, yoksul insanlar için

ayrılmış bir ev vardır. Parası ve barınacak yeri olmayanlar

oraya giderler. Oraya güçsüzler evi denir.

 Oliver Tvist işte o evde doğmuştu. Genç bir kadın

olan annesi, yatağında hasta yatıyordu. Bir doktorla

yaşlı bir kadın başucunda bekliyorlardı.

Genç kadın,

-Bırakın çocuğumu göreyim, sonra öleyim, dedi.

Doktor,

-Yoo, şimdi ölümden söz etmemelisin, dedi.

Yaşlı kadın,

-Yok, şekerim, dedi, ölmek için henüz çok gençsin.

Genç kadın başını salladı ve elini çocuğuna uzattı.

 Doktor çocuğu onun kollarına verdi. Kadın

soğuk, renksiz dudaklarını bebeğin yanağına

bastırdı, sonra arkası üstü düştü ve öldü.

Doktor, -Öldü, dedi.

Yaşlı kadın,

 -Evet, zavallı kadıncağız, diyerek, çocuğu, ölmüş

annesinin kollarından aldı.

-Zavallı kadıncağız.

Doktor şapkasını ve eldivenlerini giyerken,

-Güzel bir kızdı, dedi. Nereden gelmişti?

Yaşlı kadın:

-Onu buraya dün gece getirdiler. Sokakta yatıyormuş. Öyle uzun yoldan

 

 

gelmiş ki, ayakkabıları paramparçaydı. Nereden geldiğini, nereye gittiğini kimse bilmiyor.

Doktor ölen kadının sol elini kaldırdı.

 -Eski öykü, dedi. -Parmağında yüzük görmüyorum! Evli

değilmiş. İyi geceler!

 Doktor evine yemeğe gitmişti. Yaşlı kadın

ocağın önündeki bir iskemleye oturarak bebeği

giydirmeye başladı. Kadın bebeğe; güçsüzler

evinde doğan bebeklere, sevgisiz ve acımasız bir

dünyaya doğan, anasız babasız zavallı bir çocuğa

giydirilen o eski püskü giysileri giydiriyordu.

  Oliver sonra, yirmi otuz kadar yoksul çocuğun

yaşadığı başka bir eve gönderildi. Bu çocuklara

Bayan Man adında yaşlı bir kadın bakıyordu.

Kadına her çocuğun bakımı için haftada birkaç

lira para veriliyor, ama kadın bu paranın da

çoğunu kendi cebine atıyordu. Bu yüzden

çocuklar çok az besleniyor ve çoğu ölüyordu.

 Oliver ölmedi; ama renksiz, sıska ve her zaman

açtı.

 Oliver, dokuz yaşına bastığı gün, iki

arkadaşıyla birlikte Bayan Man'a aç olduklarını

söylediler. Bayan Man onları dövdü ve karanlık

bir odaya kapattı.

 Çocuklar odada kapalıyken, güçsüzler evinden,

önemli bir görevli olan Bay Bambıl, Bayan Man'ı

görmeye geldi.

Bay Bambıl,

-Buraya iş için geldim, dedi,

-Oliver Tvist adındaki çocuk bugün dokuz yaşına basıyor öyle değil mi?

Bayan Man, Bay Bambıl'a içki verirken,

 -Evet öyle sevgili çocuk, dedi. -Bütün çocuklarım benim sevgili

çocuklarımdır.

Bay Bambıl:

-Oliver'in babasını bir türlü bulamadık, annesi hakkında da hiçbir şey bilmiyoruz.

Bayan Man: -Onun ismini kim koydu öyle ise?

 

 

Bay Bambıl: -Ben koydum.

-Siz mi koydunuz Bay Bambıl?

  -Ben koydum, Bayan Man. Çocukların ismini harf

sırasına göre koyarız. Sonuncunun harf sırası S idi, ona

Svabıl adını verdim. Bununki T idi, buna da Tvist ismini

koydum. Bundan sonrakinin adı Unvin olacak. Z harfi için

isimlerim hazır, sonra tekrar en başa dönüp A'dan

başlayacağım.

Bayan Man,

-Siz çok bilgili bir baysınız, dedi.

Bay Bambıl buna çok sevindi. İçkisini bitirdi.

 -Şimdi işimize bakalım, dedi. -Oliver Tvist artık burada kalamayacak

kadar büyüdü. Onu tekrar güçsüzler evine almaya karar

verdik. Buraya, onu götürmek için geldim. Hemen

kendisini göreyim, izninizle.

Bayan Man, -Onu şimdi size getiririm, dedi.

 Bayan Man, Oliver'i karanlık odadan çıkardı, çabucak

yüzünü ve ellerini yıkayarak Bay Bambıl'a götürdü.

 Bay Bambıl, -Benimle gelecek misin, Oliver? diye

sordu.

 Oliver, herhangi bir yere sevinerek gitmeye hazır

olduğunu söyleyecekti, az kalsın. Ama birden Bayan Man'ın

yüzünü gördü. Kadın Bay Bambıl'ın arkasında duruyor ve

Oliver'e ters ters bakıyordu. Çocuk onun ne demek istediğini

hemen anladı.

-Bayan Man da benimle gelebilir mi? diye sordu.

Bay Bambıl,

-Hayır, gelemez, diye karşılık verdi.

-Ama arada sırada gelip seni görecek.

 Oliver çok küçük olmasına karşın, Bayan Man'dan

ayrıldığına üzülüyormuş gibi davranması gerektiğini

bilecek kadar akıllıydı. Ağlamaya başladı. Zaten zayıf

ve aç olduğu için, ağlamak ona zor gelmiyordu.

  Bayan Man ona bir sürü öpücük, -ve daha da önemlisi-

tereyağlı bir dilim ekmek verdi. Çünkü güçsüzler evine

 

 

gittiğinde çok aç görünmesini istemiyordu.

  Böylece Bay Bambıl Oliver'i, yaşamının ilk

yıllarını geçirdiği ve bir tek tatlı sözle bir tek tatlı

bakıştan yoksun yaşadığı o evden alıp götürdü. Oliver

tekrar, doğduğu güçsüzler evine dönmüştü.

::::::::::::::::::

İkinci Bölüm

OLİVER DAHA FAZLASINI İSTİYOR

 Oliver, güçsüzler evinde eskisinden de daha az

mutluydu. Şimdi bir de çalışıyor ve daha çok

acıkıyordu. Her gün üç öğün yalnızca çok sulu

çorba içiyordu: Çorba dedikleri, bol suyun içinde

azıcık etle bir sürü başka şey kaynatılarak yapılıyordu.

Pazar günleri küçük bir dilim ekmek veriyorlardı.

 Çocuklara yemek verilen oda, büyük bir holdü. Holün

bir ucunda kocaman bir kazan duruyordu. Yemek vakti

gelince, ustalardan biri bu kazandan çocuklara çorba

dağıtıyordu. Yemek dağıtan ustaya, bir ya da iki kadın

hizmetçi yardım ediyordu.

  Her çocuğa küçük bir kase çorba veriliyordu, fazlası

yasaktı. Kaselerin yıkanması hiç gerekmezdi. Çocuklar

onları pırıl pırıl parlayıncaya kadar kaşıklarıyla

temizliyorlardı. Hepsi de çorbalarını içip kaselerini tertemiz

ettikten sonra oturup, sanki içindeki çorbanın tümünü

içebilecekmişçesine aç gözlerle kazana bakar dururlardı.

  Oliver Tvist ve arkadaşları bu korkunç açlığa tam üç ay

katlandılar. Sonunda açlıktan öylesine vahşileştiler ki,

yaşına göre daha uzun boylu olan bir çocuk ötekilere, eğer

her gün bir kase daha çorba alamazsa bir gece yanındaki

yatakta uyuyan çocuğu yiyebilecek hale geldiğini söyledi.

Bakışları öyle ateşli ve açtı ki, çocuklar onun söylediğine

inandılar. Bir araya gelip konuştular ve yemekten sonra ustaya

gidip biraz daha çorba isteyecek bir çocuk seçtiler aralarından.

Bu seçilen çocuk, Oliver Tvist'ti.

  Akşam oldu ve çocuklar sıraya girdiler. Usta kazanın

başına geçti; hizmetçiler onun yanında durdular ve çorba

dağıtıldı. Dağıtılan çorba çabucak silinip

süprülmüştü. Çocuklar birbirleriyle fısıldaştılar ve Oliver'e

işaret ettiler. Yanındakiler onu öne doğru ittiler.

Küçük bir çocuk olmasına karşın, açlıktan öyle vahşileşmişti ki,

bu ona yüreklilik verdi. Masadan kalktı ve kasesiyle kaşığını elinde

tutarak ustaya doğru gitti. Kendi yürekliliğinden neredeyse kendisi

 

 

 

de korkarak,

-Lütfen efendim, biraz daha istiyorum, dedi.

 Usta şişman, sağlıklı bir adamdı, ama rengi bembeyaz oldu. Çocuğa

şaşkın şaşkın baktı: Hizmetçiler şaşkınlıktan, çocuklar da korkudan

sus pus olmuşlardı.

Usta, zayıf bir sesle, uzatarak, -Neee? diye sordu.

Oliver, -Lütfen efendim, dedi, -biraz daha istiyorum.

 Usta elindeki kaşıkla Oliver'e vurdu, sonra onu

yakalayıp kollarının arasında sımsıkı tuttu ve

bağırarak yardım istedi. Bay Bambıl'la güçsüzler

evindeki memurlardan bazıları koşarak odaya girdiler.

Usta Oliver'in ne dediğini onlara anlattı.

 -Daha fazla istedi! diye bağırdı. -Anlıyor musunuz,

her zamanki yemeğinden daha fazlasını istedi?

Oradakiler buna inanamadılar.

 İçlerinden biri, -Bu oğlan asılmak için yaşamalı!

diye bağırdı.

Oliver'i alıp götürdüler, karanlık bir odaya kapattılar.

 Ertesi sabah güçsüzler evinin kapısına bir ilan yapıştırıldı.

Bu ilanda, Oliver Tvist'i alıp götürene beş yüz lira verileceği

yazılıydı. Güçsüzler evi memurlarından biri gene, -Hiç kuşkum

yok, bu oğlan asılmak için yaşayacak, diye bağırdı.

 Oliver, tam bir hafta o karanlık odada hapis kaldı. Hava

soğuktu. Çocukcağız her sabah yıkanmak için avluya

çıkartılıyor, sonra da Bay Bambıl onu sopayla dövüyordu.

Onu gün aşırı, çocukların çorbalarını içtikleri salona

götürüyorlar, Bay Bambıl orada herkesin önünde bir kez daha

dövüyordu. Yavrucak bütün gün ağlıyor, geceleri

uyuyamıyordu.

 Beş yüz liraya Oliver'i alacak kimse çıkmadı, bunun

üzerine Bay Bambıl onu bir gemide çalışmak için denize

göndermeye karar verdi.

  Ama, bir gün güçsüzler evinin kapısının önünde Bay

Bambıl, Bay Soverberi'ye rastladı. Bay Soverberi eski siyah

giysili, ince uzun bir adamdı. Tabut yapardı. Yaptığı

tabutların çoğu, güçsüzler evinde ölen yoksul insanlar için

kullanılırdı.

 

 

Bay Soverberi, Bay Bambıl'a:

-Dün gece ölen iki kadının tabutlarını hazırladım.

Bay Bambıl:

-Bu işin size çok para kazandırdığından kuşkum yok.

 Bay Soverberi, -Öyle mi sanıyorsunuz? dedi. Güçsüzler

evi çok az para veriyor, Bay Bambıl.

Bay Bambıl, -Ama tabutlar da küçük oluyor, dedi.

 Bay Soverberi bu sözden o kadar hoşlanmıştı ki,

uzun süre hiç durmadan güldü.

 -Öyle, öyle, Bay Bambıl, dedi. -Güçsüzler evinde

kalanlara verilen yemek, tabutların böylesine dar ve küçük

olmasını sağlıyor. Ama, tabutların yapımında

kullanılan tahta gene de pahalı. Çoğunlukla şişman insanlar

da en çabuk ölenler. O zaman daha büyük tabut yapmak zorunda

kalıyorum, kazancım da fazla olmuyor.

Bay Bambıl,

 -Aklıma gelmişken sorayım, dedi, -çocuk almak isteyen bir

kimse tanıyor musunuz?

Beş yüz liraya. Bastonunu kaldırarak kapının üstündeki ilanı gösterdi.

Bay Soverberi,

 -Ben de sizinle bunu konuşmak istiyordum, dedi. -Yoksul insanlara yardım etmek için

elimden geleni yaparım. Şimdi sanırım benim de onlardan

bir şey beklemek hakkım. Çocuğu ben almak istiyorum.

:::::::::::::::

Üçüncü Bölüm

OLİVER ÇALIŞMAYA GİDİYOR

 Az sonra, Oliver'in Bay Soverberi'nin yanında

çalışması kararlaştırıldı. Bay Bambıl o akşam

Oliver'i dükkana götürdü. Oliver ağlamaya başladı.

Çok mutsuzdu. Herkesin kendisinden nefret ettiğinden

kuşkusu yoktu.

 Bay Soverberi dükkanı kapatmış, çok zayıf

bir mum ışığında bir şeyler yazıyordu.

 



 
Sep
16
    

 

AVRUPA birliği müktesebatının üstlenilmesine Türkiye ulusal proğramı

 

AVRUPA BİRLİĞİ


MÜKTESEBATININ ÜSTLENİLMESİNE

TÜRKİYE ULUSAL PROGRAMI

 

Cumhuriyetin dayand temel ilkelere ve Atatürk milliyetçili ine ba , ulusal bütünlük içinde, bilgi ça

yakalam , güçlü ve refah içinde ya ayan, insan haklar na sayg ,

ça da , demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmak, geçmi ve gelecek ku aklara kar tarihi ve ebedi bir sorumluluktur.

Ça da la may temel ilke olarak benimseyen Türkiye, asl nda Cumhuriyetin kurulmas ndan bu yana siyasi, hukuki ve ekonomik alanlarda her zaman bir yenileme hareketinin

içinde olmu tur. Modernle me ve ileri görü lü reformlarla somutla an bu hareket, Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlü ü, en aç k ifadesini üniter devlet yap nda bulan

siyasi birli i, her türlü dil, din, rk, cinsiyet ve etnik ay

n ötesine geçen yurtta k ba ile vicdan özgürlü üne dayal laiklik ilkesinin peki tirilmesi sayesinde güçlenmi tir.

Türkiye, ça da uygarl k düzeyine ula ma hedefi do rultusunda, kalk nmas en ileri a amalara getirmeye kararl r. 21. Yüzy lda Türkiye, dünya standartlar nda üreten,

gelirini adil payla an, insan haklar

güvenceye alan, hukukun üstünlü ünü, kat mc demokrasiyi, laikli i, din ve vicdan özgürlü ünü uluslararas standartlarda

gerçekle tiren, etkili ve yarat bir devlet olma yönünde çaba harcamaktad r.

Türkiye’nin, hedeflerine ula mas sa layacak en önemli projesi Avrupa Birli i’ne tam üyeliktir. Türkiye’nin Avrupa Birli i ile bütünle me emeli, her vatanda

n

bugününü ve yar

temelden etkileyen toplumsal bir dönü üm projesidir. Üretimden tüketime, sa ktan e itime, tar mdan sanayiye, enerjiden çevreye, adaletten güvenli e,

günlük ya am n her alan nda köklü de iklikleri gerektiren, ülkeyi evrensel standart ve uygulamalara götürecek büyük bir reform hareketidir. Üyelik yolunda gerçekle tirilen

siyasi, hukuki, ekonomik veya toplumsal her reform, bireyin hayat standard yükseltirken, ülkemizin uluslararas ekonomik gücünü, demokratik sayg nl

ve güvenli ini

de art rmaktad r.

Avrupa Birli i’ne üyeli imiz, halk

n destekledi i ulusal bir hedeftir. Türkiye’nin stratejik vizyonunun da ayr lmaz bir parças olan bu hedef, Cumhuriyetimizin kurulu

felsefesi ve Atatürk’ün ulusumuz için belirlemi oldu u ça da uygarl kla bütünle me ülküsüyle birebir örtü mektedir.

Tarih boyunca Avrupa k tas n siyasi, ekonomik ve kültürel yap

n bir parças olan, Türkiye ile Avrupa Birli i aras nda 45 y ld r devam eden ortakl k ili kisi, 1999

Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’nin adayl

n teyit edilmesiyle birlikte yeni bir sürece girmi tir. 12-13 Aral k 2002 tarihli Kopenhag Zirvesi’nde Avrupa Birli i, Avrupa

Komisyonu’nun 2004 Aral k ay nda haz rlayaca rapor ve öneriler do rultusunda Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirmesi art yla üyelik müzakerelerinin

geciktirilmeksizin aç lmas taahhüt etmi tir. Takiben Avrupa Birli i, 1999 Helsinki ve 2002 Kopenhag Zirveleri ile 16-17 Aral k 2004 tarihli Brüksel Zirvesi’nde, al nan

kararlar do rultusunda, Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini yeterli ölçüde kar lad

teslim ederek ülkemizle üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde

ba lat lmas na karar vermi tir. 59. Hükümetin Devlet Bakan Ali Babacan, 3 Haziran 2005 tarihinde Avrupa Birli i ile müzakereleri yürütmek üzere Ba müzakereci olarak

görevlendirilmi tir. 3 Ekim 2005 tarihinde Lüksemburg’da toplanan AB Genel ler ve D li kiler Konseyi, Aral k 2004 AB Devlet ve Hükümet Ba kanlar Zirvesi

sonras nda yay nlanan Bildiri’den ald yetkiyle Müzakere Çerçeve Belgesi’ni kabul etmi , Türkiye’nin AB’ye kat m süreci böylece resmen ba lat lm r. Müzakerelere

yönelik çal malar n yürütülmesiyle ilgili olarak Ba müzakereci’nin ba kanl nda, Avrupa Birli i Genel Sekreteri, Ba bakanl k Müste ar Yard mc , D leri Bakanl

Müste ar Yard mc , Devlet Planlama Te kilat Müste ar Yard mc ve AB nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi’nden müte ekkil “ zleme ve Yönlendirme Komitesi”

olu turulmu tur.

 

 

Kat m Süreci, 33 fas lda Türk ulusal mevzuat n AB müktesebat na uyumuna yönelik tan

ve ayr nt tarama toplant lar n yap lmas ve fas llar n müzakere edilmesi

eklinde cereyan etmektedir. 12 Haziran 2006 tarihinde Lüksemburg’da düzenlenen Hükümetleraras Konferans’da taramas biten ilk fas l olan “Bilim ve Ara rma” fasl

müzakerelere aç lm ve ayn gün kapanm r. Avrupa Birli i ile yak n i birli i içinde devam eden kat m sürecinin toplumun ilgili tüm kesimlerini içine almas na büyük

önem atfedilmekte olup, süreç ilgili kurum ve kurulu lar aras nda artan e güdüm ve i birli i halinde yürütülmektedir. Müktesebata uyum ba lam nda kamu bürokrasisinin

ilgili tüm birimleri sorumluluklar dahilinde kat m sürecinde do rudan yer almakta ve at lacak ad mlar ile hedeflerin saptanmas nda söz sahibi olmaktad rlar. Sivil toplumun

kat m sürecine katk büyük önem ta maktad r. Bu ba lamda sivil toplum örgütleri, tarama toplant lar n sonuçlar hakk nda bilgilendirilmektedir. Ayr ca müzakereye

aç lacak fas llar hakk nda ülkemiz taraf ndan haz rlanan müzakere pozisyon belgesinin kaleme al nmas na yönelik çal malar s ras nda sivil toplum örgütlerinin de görü lerine

ba vurulmaktad r.

Türkiye, Avrupa Birli i’ne üyelik yolunda hukuksal, siyasi ve ekonomik reformlar n gerçekle tirildi i dinamik bir süreç içinde bulunmaktad r. Bu süreçte amaç, demokratik

sistemin tüm kurum ve kurallar yla i lerli inin sa lanmas r. Kat mc demokrasi, hukukun üstünlü ü, insan haklar ve temel özgürlükler sadece birer evrensel insanl k

de eri de il, ekonomik ve siyasal istikrar n ve kalk nman n en güvenilir dayana

r. Türkiye, Avrupa Birli i’ne üyeli in art olan Kopenhag kriterlerini benimseyerek,

bugüne kadar gerçekle tirdi i reform ve uyum çal malar yla, daha özgürlükçü, daha kat mc ve daha ça da demokrasiye ula ma iradesini kan tlam r.

Öte yandan, uygulanmakta olan ekonomik program n da etkisiyle Türkiye, serbest piyasa ekonomisinin kurallar yla i leyen bir düzene sahiptir. Avrupa Birli i içindeki

rekabete kar dayan kl

ise Gümrük Birli i’ndeki rekabet gücüyle ortaya koymu tur. Türkiye’nin AB ile müzakere eden ülke konumuna gelmesi ve tam üyelik hedefine

daha da yakla mas siyasal, stratejik ve güvenlik ba lam nda ülkemizin konumunu güçlendirmektedir. Türkiye, kat m sürecini ba ar yla tamamlamakta kararl r.

Büyük toplumsal projesini tamamlam bir Türkiye’nin 21. Yüzy l’a demokratik bir güç oda olarak girmesi, bölgesel ve uluslararas bar ve istikrar n tesisi için de eri

biçilmez bir f rsat oldu u kadar, içinde ya ad

z çalkant bölgede ve daha ötesinde ça da la ma aray içinde olanlara da bulunmaz bir ilham kayna

r. Türkiye’nin

AB ile bütünle me projesinin ba ar ya ula mas , Medeniyetler ttifak ’n n ya ama geçirilmesi, AB’nin temelinde yer alan de erlerin evrenselli inin kan tlanmas ve

uluslararas bar ve istikrar n sa lanmas bak ndan tarihi bir dönüm noktas olacakt r.

Türkiye’nin d politikas Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine dayanmaktad r. Bu çerçevede Türkiye’nin, kom ular yla ve mücavir bölgelerle ili kilerini

güçlendirme çabalar do rultusunda, Yunanistan’la ekonomi/ticaret, ula rma, enerji gibi çe itli alanlarda i birli inin geli tirilmesi ve ikili sorunlar n diyalog yoluyla

çözümüne yönelik çaba ve giri imleri sürecektir. Türkiye’nin muhataplar n da ayn yap anlay içinde olmalar gereklidir.

Türkiye benzer biçimde Avrupa Birli i'yle güçlendirilmi diyalo un bir parças olarak, K br s'ta adil ve kal bir çözüme ula lmas çabalar desteklemekte, çözümün

Ada'daki gerçekler, iki ayr halk n ve demokrasinin varl na dayanan, iki kesimlili in, iki taraf n siyasi e itli inin, iki kurucu devletin e it statüsünün ve yeni ortakl k devleti

parametreleri temelinde, her iki tarafça kabul edilebilecek bir çözümün bulunmas yönünde BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde gösterdi i çabalar

desteklemeye devam edecektir. Garanti ve ttifak Antla malar yürürlükte kalacakt r. Türkiye, güven ortam geli tirerek kapsaml bir çözüme olanak sa lamaya matuf olarak

Kuzey K br s Türk Cumhuriyeti'nin att yap ad mlar desteklemektedir.

Türkiye’nin Avrupa Birli i üyeli i yolunda ataca ad mlar, vatanda lar

n do rudan do ruya daha geli mi demokrasi ve hukuk de erleri içinde ya amlar sürdürmeleri

ve daha iyi ekonomik ve toplumsal artlara sahip olmalar n h zland lmas na yönelik at mlard r. Bu nedenledir ki Türkiye, Avrupa Birli i’ne kat m sürecindeki

yükümlülüklerini, Cumhuriyetimizin temel ilkelerine ve Atatürk’ün miras na sahip ç kacak bir anlay la, süratle yerine getirmek azminde ve kararl

ndad r. Ulusal

Program’la ortaya konulan hususlar, Türk halk n benimsedi i bu yakla

yans tmaktad r.

 

 

II- S iYASi KiR iTERLER

Türkiye, kapsaml anayasal ve yasal reformlar gerçekle tirmi ve bu reformlar uygulamaya geçirmek üzere gerekli ad mlar süratle atm

r.

Bu ba lamda, i kence ve kötü muamelenin önlenmesine yönelik kapsaml yasal ve idari düzenlemeler yap lm ve “s r ho görü” politikas uygulamaya konmu tur. Ölüm

cezas her ko ulda kald lm r. “Avrupa nsan Haklar Sözle mesi” (A HS) hükümleri ile “Avrupa nsan Haklar Mahkemesi” (A HM) içtihad ile uyumlu olarak dü ünce,

ifade ve bas n özgürlükleri geni letilmi tir. Dernekler ve vak flar ile toplant ve gösteri haklar na ili kin düzenlemeler iyile tirilmi tir. Kad n-erkek e itli inin geli tirilmesi ile

kad n ve çocu a yönelik iddetle etkin mücadele edilmesine ili kin düzenlemeler yap lm r. Bütün Türk vatanda lar n kültürel zenginlik ve haklar güvence alt na al nm ,

Türk vatanda lar n günlük hayatlar nda geleneksel olarak kulland klar farkl dil ve lehçelerde ö renim ve yay n hakk sa lanm r.

nsan haklar alan nda, Devlet ile sivil toplum aras nda l ve lçe nsan Haklar Kurullar arac

ayr

ilkesi temelinde yeniden yap lanma çal malar na devam edilmi tir.

Gayr müslim cemaatlere mensup vatanda lar

yla kurulan diyalog güçlendirilmi tir. Yürütmeye yönelik olarak kuvvetler

za ili kin mevzuat iyile tiren düzenlemeler uygulamaya geçirilmi tir.

Reformlar n etkin bir ekilde uygulanmas

sa lamak amac yla Hükümetimiz taraf ndan kurulan Reform zleme Grubu (R G) Eylül 2003 tarihinden bu yana düzenli

aral klarla toplanmakta ve uygulama konusunda at lan ad mlar de erlendirerek daha fazla özen gerektiren konular ba ta olmak üzere reformlar n süratle ve etkili ekilde

uygulanmas yönünde kararlar almaktad r.

Di er taraftan, siyasi kriterlerle ilintili çe itli sözle meler imzalanm veya onaylanm r. Bunlar aras nda “Birle mi Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözle mesi”,

kenceye ve Di er Zalimâne, Gayr insani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Kar BM Sözle mesi’ne Ek htiyari Protokol”, “Ölüm cezas n Her Ko ulda

Kald lmas na li kin Avrupa nsan Haklar Sözle mesine Ek 13 No.lu Protokol”, “Siyasi ve Medeni Haklar Sözle mesi’ne Ek kinci htiyari Protokol”, “Medeni ve Siyasi

Haklar Sözle mesine Ek htiyari Protokol” ve “Somut Olmayan Kültürel Miras n Korunmas Sözle mesi” de bulunmaktad r.

Gerçekle en reformlar n ayn zamanda etkili bir ekilde uygulanmas na yönelik olarak ba lat lan çal malar sürmektedir. Reformlar n ruhunu uygulamaya eksiksiz olarak

yans tmay amaçlayan birçok idari düzenleme yap lm r. Bu ba lamda, Türk vatanda lar n günlük ya amlar nda geleneksel olarak kulland klar farkl dil ve lehçelerde

yay n ve ö renime ili kin yönetmelikler uygulamaya konmu tur. Cemaat vak flar n ta nmaz mallar üzerindeki tasarruflar na ili kin ve derneklerle ilgili yönetmelikler

yürürlü e konmu ve bu yönetmeliklerin uygulamas içselle tirilmi tir.

kence ve kötü muamelenin önlenmesi ba lam nda kamu görevlilerinin bilinçlendirilmesi amac yla genelgeler yay mlanm r. Kanun uygulay lar ba ta olmak üzere, kamu

görevlilerine yönelik insan haklar e itimi programlar yayg nla

lm ve insan haklar , ba ta kolluk kuvvetleri olmak üzere tüm kamu görevlilerine yönelik e itim

programlar n daimi konusu haline getirilmi tir. Hâkim ve savc lar n özellikle “Avrupa nsan Haklar Sözle mesi” (A HS) hükümleri ve “Avrupa nsan Haklar Mahkemesi”

(A HM) içtihad konusunda bilgilerinin artt lmas amac yla Avrupa Konseyi ve Avrupa Birli i ile i birli i halinde geni kapsaml programlar sürdürülmektedir. 1 Ocak 2006

tarihinden itibaren yürürlü e giren çe itli konulardaki Adalet Bakanl genelgeleriyle, gerek A HS’ye ve A HM kararlar na, gerek Anayasam n 90. Maddesi’ne at flar

yap lm r. Ayr ca, 20 Ocak 2006 tarihinde yürürlü e giren “Yaz ve Görsel Bas nla lgili Uygulamalar” ba kl genelgeyle, temel hak ve hürriyetlerin en önemlilerinden

biri olan ifade ve dü ünce özgürlü ü kapsam nda yap lan inceleme ve soru turmalarda A HM kararlar da dikkate al narak, yap lan dü ünce aç klamalar n ele tiri s rlar

içinde kal p kalmad

n titizlikle de erlendirilmesi konusunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi talep edilmi tir.

 

 

Tüm bu alanlardaki uygulamalarda reformlara ko ut somut ilerlemeler sa lanm

bir ekilde rol almaya devam etmektedir.

r. Türkiye Büyük Millet Meclisi AB Uyum Komisyonu, uyum yasama çal malar nda etkin

Temel yasalar n tümüyle de mesi uzun sürecek kapsaml bir yasama faaliyeti olup, bu süreç içinde “Türk Ceza Kanunu”, “Ceza Muhakemeleri Kanunu”, “Bas n Kanunu”,

skân Kanunu”, “Vak flar Kanunu”, “Dernekler Kanunu”, “ l Özel daresi Kanunu”, “Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu” ve “Belediye Kanunu” gibi birçok temel

kanun yeniden düzenlenmi tir. Hükümet, temel yasalar bir bütünlük içinde yenileme çal malar na önümüzdeki dönemde de ayn h zla devam etmeyi hedeflemektedir. Uyum

çal malar çerçevesinde reform süreci, “Türkiye Hâkimler ve Savc lar Birli i Kanunu”, “Hukuk Muhakemeleri Kanunu” ve “Say tay Kanunu” tasar lar n yürürlü e

girmesiyle devam edecektir. “Askerî Mahkemeler Kurulu u ve Yarg lama Usulü Kanunu’nda De iklik Yap lmas na Dair Kanun” yürürlü e girmi tir.

Hükümetimiz, a

da ba klar alt nda s ralanan yasal düzenlemeleri tamamlamaya kararl r. Temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve hukukun üstünlü ü, insan haklar ,

az nl klar n korunmas ve sayg görmesi hususlar nda yap lan tüm reformlar n uygulamadaki etkisinin artmaya devam etmesi ve gerekli görülen tamamlay

yasal

düzenlemelerin de ivedilikle hayata geçirilece i konusunda Hükümetin iradesi tam ve kesindir.

Türkiye art k, a rl kl olarak siyasi kriterler alan nda gerçekle tirilen reformlar n uygulanmas

girmi tir.

n iyile tirilmesi ve süregelen zihniyet de

ikli inin peki tirilmesi dönemine

1 Kamu Yönetiminin

levselli i

effaf ve etkin bir idari yap lanman n gerçekle tirilmesi için Genel dari Usul Kanununun kabul edilmesi yönünde çal malara devam edilmektedir. Bu kapsamda dari

Yarg lama Usulü Kanununda da de iklik yap lacakt r.

Tam anlam yla i levsel bir “Kamu Denetçili i Kurumu” kurulacakt r.

Yolsuzlukla mücadele kapsam nda Türkiye’de “Saydaml n Art lmas ve Kamuda Etkin Yönetimin Geli tirilmesi Komisyonu”nun Sekreterya hizmetini yerine getiren

Ba bakanl k Tefti Kurulu, “Türkiye’de iyi yöneti im ve effafl n art lmas ile yolsuzlukla mücadele eden kurumlar aras nda koordinasyonun sa lanmas ” ve kapsaml bir

yolsuzlukla mücadele stratejisi geli tirilmesi hususlar ndaki çal malar etkin bir ekilde sürdürmeye devam etmektedir.

“Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulmas ve Baz Kanunlarda De iklik Yap lmas Hakk nda Kanun”la kamu görevlilerinin uymalar gereken saydaml k, tarafs zl k,

dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yarar gözetme gibi etik davran ilkelerini belirlemek ve uygulamay gözetmek üzere “Kamu Görevlileri Etik Kurulu” kurulmu tur.

Sözkonusu Kamu Görevlileri Etik Kurulu, çal malar na etkin bir ekilde devam etmektedir.

Maliye Tefti Kurulu taraf ndan haz rlanan özel denetim tekniklerini içeren modüllerle yolsuzluk ve kay td

sürdürülecektir.

ekonomi ile mücadele alan nda ba lat lan kapsaml çal ma

 

“Siyasi Etik Komisyonu Kurulmas ve Baz Kanunlarda De iklik Yap lmas Hakk nda Kanun Tasla ”na ili kin çal malar süratle tamamlanacak ve Meclis’e sevk

edilecektir. Bu taslak çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri ile ilgili olarak saydaml k, tarafs zl k, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu

yarar gözetme gibi etik ilkelerin belirlenmesiyle bu do rultuda görev yapmak ve siyasi etik düzenlemesinin uygulanmas nda etkinli i art rmak amac yla Türkiye Büyük

Millet Meclisi’nde Siyasi Etik Komisyonu’nun kurulmas , görev, yetki, çal ma usul ve esaslar n, temiz siyaset ve saydaml k ilkeleri çerçevesinde düzenlenmesi

öngörülmektedir. Ayr ca bu Taslak, siyasi etik alan nda yap lan düzenlemeler ve 01/06/2005 tarihinde yürürlü e giren 5237 say Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde,

Mal Bildirimi’nde Bulunulmas , Rü vet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nda de iklik yap lmas na ili kin hükümler içermektedir.

T.C. Ba bakanl k nsan Haklar Ba kanl

’n n, Paris lkeleri çerçevesinde yeniden yap land lmas çal malar sonuçland lacakt r.

Siyasi partiler mevzuat ve siyasi partilerin finansman ile ilgili konularda Avrupa ülkeleri uygulamalar yla paralellik olu turulmas için mevcut çal malar sürdürülecek ve

gerekli hukuki düzenlemeler yap lacakt r. Bu çerçevede “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakk nda Kanun’da De iklik Yap lmas na Dair Kanun Tasar

Tasla ”na ili kin çal malar tamamlanacak ve Meclis’e sevk edilecektir.

Merkezi idareyi yeniden yap land rmay ve yerel idarelere yetki devretmeyi hedefleyen yerel yönetimlere ili kin olarak ahiren kabul edilen mevzuat n etkin ekilde

uygulanmas na devam edilecektir. Bu çerçevede, yerel yönetimlerle ilgili olarak bugüne kadar “Belediye Kanunu”, “Büyük ehir Belediyesi Kanunu”, “ l Özel daresi

Kanunu” ,“Mahalli dare Birlikleri Kanunu”, ve “ l Özel darelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakk nda Kanun”, yasala

r.

ç güvenlik hizmeti, sivil iradenin belirleyece i politikalar do rultusunda ve yine onun denetim ve gözetiminde; "hukukun üstünlü ü" ve "insan hak ve hürriyetleri"

çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanla

birimleri taraf ndan yerine getirilecektir. Ayn çerçevede, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve kolluk

kuvvetlerinin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklar etkin olarak yerine getirmesini güçle tiren mevzuat hükümleri ve uygulamalar de tirilecektir.

2 Sivil - Asker li kileri

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) dan ma organ olma niteli i, Anayasa ve ilgili yasa de

uygulanmas n sa lanmas na devam edilecektir.

iklikleriyle yeniden tan mlanm

r. Gerçekle tirilen bu reformlar n etkin ekilde

Türk Silahl Kuvvetleri’nin harcamalar ve devlet mallar üzerindeki denetim, bütçenin kanunla ma sürecinde TBMM’nin bütçe üzerindeki denetimi, harcama esnas ndaki iç

denetimler ve Say tay denetimi de dahil harcama sonras denetimi olmak üzere üç a amada gerçekle mektedir. Anayasa’n n de tirilmi 160. maddesi uyar nca, Türk Silahl

Kuvvetleri’nin harcamalar n ve devlet mallar n denetimi mevcut uygulamada oldu u gibi Say tay taraf ndan yap lmaya devam edilecektir ve kalan teknik düzenlemelerin

tamam yla yerine getirilmesi amac yla Yeni Say tay Kanunu’nda bir madde yer alacakt r.

Yap lacak düzenlemeler ile askeri mahkemelerin görev ve yetkilerinin demokratik hukuk devletinin gerektirdi i ölçüler çerçevesinde tan mlanmas na devam edilecektir.

3 Yarg

n

levselli i ve Verimlili i

n sa lanmas na devam edilecektir.

HM kararlar na paralel olarak yarg laman n yenilenmesine ili kin olarak ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanması